Feminizmin Gordion Düğümü: “Bayan”

A: “Osmanlı’da Günlük Yaşam” ifadesiyle “Bayan, kimi aradınız?” ifadesi arasındaki benzerlik nedir?  İlk bakışta “Ne alaka?” değil mi? 

İkisi de duymaya çok alışkın olduğumuz için bize sanki doğruymuş gibi gelen, ama birçok açıdan yanlış olan kullanımların başlıca örneklerinden oluyor. İlk ifadeyi tarih sınavında kağıdınıza yazarsanız, eğer hocanız yeterince bilgili biriyse, kağıdınıza kırmızı bir çizik yiyip 3-5 puan kaybetme riskiniz var (tecrübeyle sabittir).  İkinci ifadeyi ise bir kadına söylerseniz, hitap ettiğiniz kişi bilinçli bir feministse, sağlam bir azar işitmeniz işten bile değil.  Gelin buradaki hataların ne olduğuna ve doğrusunun nasıl olması gerektiğine bakalım.

“Osmanlı” sözcüğü bir özel isim olarak “Türk” sözcüğü gibi, “İngiliz”, “Fransız” sözcükleri gibi, bir topluluğu ve o topluluğun üyesi olan kişileri anlatır. Yani nasıl ki “Türk’te Günlük Yaşam”, “İngiliz’de Günlük Yaşam” şeklindeki ifadeler yanlış oluyorsa; “Osmanlı’da Günlük Yaşam” ifadesi de yanlış oluyor. Yani “Osmanlı’da…” şeklinde başlayan ve çok kullanıldığı için artık alışmış olduğumuz cümleler, dil bilgisi açısından hatalı cümleler oluyor. Doğrusu, “Osmanlılarda Günlük Yaşam” veya “Osmanlı Devleti’nde (toplumunda vs.) Günlük Yaşam” şeklinde olmalıydı. Karşılaştığımız “Osmanlı” sözcüğü içeren bir ifadenin doğru kullanılıp kullanılmadığını anlamanın basit yolu, “Osmanlı” sözcüğü yerine “Türk” (veya “İngiliz”, “Fransız” vs.) koyup okumak. Eğer kulağınızı tırmalıyorsa, muhtemelen yanlış kullanılmıştır. 

Feminist kadınların “bayan” kelimesine tepki gösterdiklerini neredeyse herkes biliyordur. Yıllar önce “biz ‘bayan’ değiliz, kadınız” tepkisini ilk duyduğumda, birçoğumuz gibi ben de “neden buna bu kadar takılıyorlar ki” diye düşünmüştüm (henüz yeterince bilinçli olmadığım yıllar demek ki).  Bunu sorduğumda aldığım “çünkü erkekler ‘kadın’ kelimesini kullanmamak için ‘bayan’ kelimesini kullanıyorlar” ve ” ‘bayan’ kelimesi bir sıfattır, hitap ederken ‘bayan X’ şeklinde kullanılsa tamam, ama sadece ‘bayan’ şeklinde kullanılması yanlış” şeklinde haklı cevaplar alsam da; “Bayan” kelimesinden neden bu derece rahatsız olduklarını net olarak anlamamı sağlayan şey, bizzat şahitlik ettiğim bir olay oldu.

Yıllar yıllar önce, bir sınav salonundayız ve salon görevlisi olan bay (  Nasıl da saçma oluyor değil mi? ) sınava girecek olan biz öğrencileri sıralara yerleştirmeye çalışıyor. Hatırladığım kadarıyla üniversite öğrencilerinin veya yeni mezunların girdiği bir sınavdı. Yani sınava girecek hemen herkes aynı yaşlarda… 40’lı yaşlarda olduğunu tahmin ettiğim Salon Görevlisi, içimizden birine seslendi “Beyefendi, siz şöyle geçin”. Hemen ardından da diğer bir kişiye seslendi: “Bayan, siz de şöyle geçin”…

O an, o salon görevlisi baya, “Kocaman, kelli felli adamsınız; ‘beyefendi’ demekten gocunmayan diliniz neden ‘hanımefendi’ demekten gocunuyor acaba?” demek istedim; ama işte… 

Velhasıl, Türk erkeği güya kibar olmak için “bayan” şeklinde hitap ederken, aslında kadına “hanımefendi” demekten kaçıyor. Kendisine “bakar mısın bay?” dense gıcık olup yadırgayacak ve kendisiyle dalga geçildiğini düşünecek tip, “bakar mısın bayan?” dediğinde nazik olduğunu düşünüyor.

Burada da “bayan” sözcüğünü doğru kullanmanın formülü, “Osmanlı” yerine “Türk” sözcüğünü koyup okumak gibi, “bayan” sözcüğü yerine “bay” sözcüğünü koyup okumak. Zaten göreceksiniz ki hemen her yerde saçma bir şekilde kullanılmış oluyor. En sağlamı, “bayan” sözcüğü yerine (yerine göre) “kadın” veya “hanım” sözcüklerini kullanmak. Örneğin İngilizce “Ladies and gentlemen” (leydiz en centılmın) ifadesini Türkçeye gudubet şekilde “beyler bayanlar” olarak değil de, gayet şık “hanımlar beyler” şeklinde çevirmek gibi…

B: Bence “Osmanlı’da Günlük Yaşam” tabiri bir hata değil. Tarihî hanedan isimleri, devlet isimleri, dönemi ifade eden isimlerde bu kullanım Türkçe’de yaygın. “Bizans’ta Dinî Müzik”, “Antik Roma’da Denizcilik”, “Kutsal Roma Cermen’de İç Siyaset” gibi kullanımlar gayet yaygın. Zaten “Osmanlı” kelimesi burada aslında adlaşmış sıfat. Türkçe gramerde sıfatları isim olarak kullanmak mümkün. “Hey, ihtiyar!” diye seslenirken, “Eskiyi özledim” dediğimizde bunu yapıyoruz.

“Bayan” kelimesini ne sıfat ne isim olarak kullanmayı seviyorum ben. Ta Orhun Yazıtları’nda geçen ve “zengin kişi” anlamına gelen “bay” kelimesi sonradan aslında bizim de kullandığımız Batı Türkçesi’nde neredeyse kaybolmuş, sadece Kıpçaklarda ve Kırgızlarda korunmuş. Dil Devrimi sırasında sanırım erkek hitap sıfatını eski aristokratik anlamından uzaklaştırmak için “bey” kelimesi yerine “bay” kelimesi başka lehçelerden alınıp kullanıma sokulmuş. Gelgelelim bu yetmemiş (galiba madam-mösyö gibi bir ikilemeyi tamamlaması için) üstüne bir de bundan “bayan” kelimesi uydurulmuş. Türkçe’de öncesinde böyle bir sıfat yok. Hatta Türkçe’de -an diye bir dişileștirme sıfatı da yok. Hatta ve hatta, tarihsel olarak Bayan Türklerde bir erkek ismi.

1930’ların TDK’sında çalışıyor olsaydım böyle uyduruk ve içi boş sıfatların türetilmesine külliyen karşı çıkardım. Hem cehalet hem kolaycılık bu. Diğer yandan aradan doksan yıla yakın zaman geçtikten sonra bu kadar günlük dile girmiş bir kelimeyi reddetmek de olacak şey değil. Galat-ı meşhur lûgat-ı fasihten evladır. Mecburen kullanıyoruz.

Diğer taraftan diğer tüm sıfatlar gibi bay ve bayan sıfatları da adlaşmış sıfat olarak bal gibi de kullanılabilir. Siz bunu sıfat diye halka sunarsanız halk da alır bunu “baylar ve bayanlar” diye kullanır. Üstelik Türkçe’ye has değildir bu, meselâ İngilizce’de de “What do you think, miss?” diye nazik bir soru sorabilirsiniz. Kimse “miss değil ulan, lady diyeceksiniz” diye bir feminizm söylevi vermez. Veya “Mister, is this your umbrella?” diye sorduğunuzda şemsiyesine hasret duyan hiçbir İngiliz beyefendisi size “mister senin babandır, gentleman desene, ayı” diyerek girişmez.

Kısacası bir yanıyla bayan-kadın hassiyetini başından sonuna kadar dil cehaleti olarak görüyorum. Diğer yanıyla da bay ve bayan sıfatlarından adeta tiksiniyorum, maalesef Dil Devrimi Türkçe’yi idadîlerden mekteplerden ve onlara ulaşabilen dar kitlenin özel mülkiyetinden çıkarıp halka vermek gibi başarılması zor bir görevi tamamlarken bazı ufak tefek yanlışlar da yapmış işte. Ama üzgünüm, söylenen Osmanlı örneğiyle bunun pek bir alakası olduğunu sanmıyorum. Bizzat benim de kalpten savunduğum kadın eşitliği ve cinsiyet hukuksuzluğu davası için çaba gösteren bazı feministler de lütfen Türkçe gramer dersi alsınlar ve daha fazla altı doldurabilir hassasiyetlerin peşine düşsünler.

A: “Bazı feministler de lütfen Türkçe gramer dersi alsınlar” ne yazık ki çok talihsiz bir cümle oldu. 🙂

Beni çürütmek için verdiğiniz örnekler, tam tersine söylediğimi destekliyor. Bakın, “Bizans”, “Antik Roma” gibi ifadeler “Osmanlı” ya da “Türk” sözcüklerinin muadili değil.

Bizans = Roma = Türkiye = “Osmanlı Devleti”
Bizanslı = Romalı = Türk = Osmanlı

Yani “Bizans’ta Dinî Müzik” ifadesi zaten doğru çünkü onun muadili bir yapı kurmak isterseniz “Türkiye’de Dinî Müzik”, “Osmanlı Devleti’nde Dinî Müzik” demeniz gerekiyor.

Ama “Osmanlı’da Dinî Müzik” ifadesinin muadili olan yapılar “Bizanslı’da Dinî Müzik”, “Türk’te Dinî Müzik” oluyor. Gördüğünüz gibi de çok saçma oluyor. 🙂

Aynı şekilde “Osmanlı’da Denizcilik” dediğinizde de “Roma’da Denizcilik” gibi bir şey demiş olMUyorsunuz, “Romalı’da Denizcilik” gibi bir şey demiş oluyorsunuz. Ne kadar yanlış bir kullanım olduğu daha iyi anlaşılabiliyor mu?

“Kutsal Roma Cermen’de İç Siyaset”, sizin açınızdan talihsiz, ama benim anlattığım durum açısından o kadar güzel bir örnek olmuş ki; anlatamam. 😀 Yanlış işte bu. Böyle yazılmaz. Bu “Osmanlı’da İç Siyaset” yanlışıyla bire bir aynı; tam muadili işte. 😀 Kulağınıza gerçekten bir gariplik gelmiyor mu burada? “Kullanımı yaygın” dediğiniz “Kutsal Roma Cermen’de İç Siyaset” ifadesini Google’da bir aratın bakayım, kaç kere kullanılmış. 😀 (Tabii ki sıfır). İngilizcesini düşünün, “… in Holy Roman” olmaz, “… in Holy Roman Empire” olur. Aynı şekilde “… in Ottoman” diye bir şey olmaz, “… in Ottomans” olur.

“Osmanlı” sözcüğü buradaki örneklerde olsa olsa “adlaşAMAmış sıfat” olur bence. 🙂

B: Her şeyden önce şunu söyleyeyim, ben bunları sizi çürütmek için filan yazmadım. Yukarıda da söylediğim gibi bay ve bayan kelimelerinin zaten kullanılmasından pek hoşlanmıyorum, kendim de kullanmıyorum. Açıkçası herhangi bir şekilde söyledikleriniz çürümese daha memnun olurum. Tek derdim yapılan benzetmeyle ilgili şüphelerimi göstermekti, ben yokken konu nereler gitmiş…

Bir kere Bizans kelimesiyle ilgili söylediğinize hiç katılmıyorum, Bizans kelimesi sözkonusu ülkenin neredeyse hiç kullanmadığı eski bir İstanbul ismi olan Byzantion’dan gelir, buna Rönesans aydınları şimdi anlatsam sadece konuyu uzatmış olacağım birtakım ideolojik kaygılarla Roma ya da Doğu Roma ifadelerinin yerine “bizantino” diye bir İtalyanca karşılık yaratıp Bizans İmparatorluğu isminde kullanmışlar. Bizans diye bir yer ismi, etnisite ismi, ülke ismi, hanedan ismi, hatta günlük hayatta kullanılmış şehir ismi bile yok. Siz şimdi “Hayır, Bizans kelimesi kelime yapısı olarak Osmanlı’nın eşdeğeri değildir” derseniz, Bizans’ı bir isim olarak kullanırsanız ben ve Rönesans aydınlanmasından arkadaşlarım da size “e bu Bizans neresidir, kimin nesidir?” diye sormak zorunda kalırız ve vereceğiniz her cevap yanlış olur. Çünkü Bizans hiçbir şeyin ismi değil ortografik olarak bir sıfattır ve “Bizans İmparatorluğu” dediğinizde onu adlaşmış sıfat olarak kullanırsınız. Tıpkı Osmanlı Devleti dediğinizde bir belirtisiz İSİM tamlaması yaptığınız gibi.

“Osmanlı’da” ifadesinde gramer yönünden hiçbir yanlışlık olmadığı iddiamı yinelemek zorundayım. Uygarlık, devlet, hanedan vb. isimlerde böyle niteleyici kelimeler adlaştırılarak kullanılabilir. Roma örneğini vermem de bundandır, “Antik Roma’da” derken bir yer ismi değil, uygarlık ismini o dönemin geneline atfedersiniz. Mesela “Tarih Sümer’de Başlar” dersek “Hayır, Sümer bir kavim ismi, ‘Sümer ülkesinde’ diyeceksiniz” diye itiraz ederseniz sizi pek kaale alamayız. Veyahut Habeş, Hind, Yunan gibi uygarlık, ülke, etnisite ifade eden kelimelerin dönem ismi olarak kullanılmasına karşı çıkmanız da keyfîdir. Özdemir Paşa “Habeş’e sefere giderken”, Cengiz Han “İç Asya’dan Hind sınırına kadar ilerlerken”, Sokrates “Antik Yunan’ı birbirine katarken” gramer hatası yapmış olmazlar. Tıpkı “Habsburglar Osmanlı’ya savaş açınca” yapmamış oldukları gibi.

Miss ve mister konusuyla ilgili benzetmenizi sanırım anlayamadım. Türkçe’de şu an bay da var, bayan da, beyefendi de var, hanımefendi de, bey de var, hanım da. Ama tartışmayı karışık hale getirmeye ihtiyaç yok, dillerde hitap kelimeleri isim olarak kullanılabilir. Miss ve mister kadar bay ve bayan kullanımı doğaldır. Bayan kelimesi uyduruk da olsa kullanılabilir, kullanan bunu küçümseme amacıyla kullanıyorsa suç ne kelimeye ne de gramere aittir, ne de kelimenin (aslında olmayan) anlamına aittir. Diğer yandan, “karı” kelimesi örneğinde görüldüğü gibi bazı kelimeler zamanla argo haline ya da yüksek sosyal statü arasında uygunsuz hale gelebilir elbet. “bayan” kelimesinin bu duruma düşmesi de mümkün. Hiç itirazım yok. Aksine mutlu bile olurum. Ama bu kelimeyi bir gramer yanlışı olarak karalamaya çalışmak da hem dezenformasyon hem de Türkçe gibi benzeri zor bulunur düzeyde cinsiyetçilikten uzak kurallara sahip bir dile getirilmiş ucuz bir eleştiri diye düşünüyorum. Ortada bir cinsiyetçilik varsa bu kelimenin kendisinden veya kullanımından kaynaklanmıyor. Bizzat onu kullanan toplumdan kaynaklanıyor.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s